- Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün
Örnek: Güzellik de uçar gider, zenginlik de erir biter. H. Taner - Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık.
- Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.
- Güzel olan bir kimsenin niteliği
Örnek: Güzelliğin on para etmez / Bu bendeki aşk olmasa. Âşık Veysel Cosmetic. beauty. prettiness. fairness. charms. feminene charms. comeliness. fineness. handsomeness. niceness. pulchritude.
Beauty. elegance. glory. grace.
Beauty. excellence. gentleness. kindness.
malzeme (nedir ne demek)
- Gereç, materyal.
- Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.
- Bk. donatım
Material. materiel. necessaries. provisions. stock. requisite. outfit. ingredient. apparatus. furnishing. furniture. kit. makings. turnout. utensil. findings. instruments.
Airdrop. material. stuff. equipment. ingredients.
Supplies. material. necessaries. equipment. ingredients. furniture. makings. timber. turnout.
donatım (nedir ne demek)
- Donatma, teçhiz
- Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.
- Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler.
- Bir görünçlük içinde yer alan her çeşit eşya, nesne.
- Bir işin yapımı için gerekli araçların tümü.
Properties, props, set dressings
Equipping. arming. rig. supplying. armament.
Armament. equipment.
Equipment. fittings. gearing. equipping. procurement of ordinance. accessories. accessory. gear. fixture. equipage. device. appliance. armature. garnish. harness. tackling. tackle. installation. rigging. rig. purchase. train. mounting. furniture. ap.
equipment
Requisit, Requisiten, Spielrequisiten, Atelierfundus, Fundusgegenstande
Ausrüstung, Werkstattgeräte
équipement
makyaj malzemesi (nedir ne demek)
Cosmetics, cosmetic, make up, paint, war paint
makyaj (nedir ne demek)
- Yüzü güzelleştirmek için boyama, yüz boyama, yüz bakımı, düzgün.
- İyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında yapılan boyama ve değişmeler.
- Oyuncuların rollerine uygun bir anlamda yüzlerini boyamaları, (bk. yüz boyama.)
- Bk. yüz boyama
- Resmegiderliği sağlamak, belli bir tipi yaratmak ya da yalnızca bazı düzeltmeler yapmak üzere oyuncunun yüzünde ve başka örgenlerinde yapılan boyama ve değiştirmeler.
make-up
Make-Up. toilet.
make-up.
Make-Up. make up. paint. war paint.
Schminke, Maske, "Make-Up"
maquillage
estetik(nedir ne demek)
- Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
- Güzellik duygusu ile ilgili olan.
- Güzellik duygusuna uygun olan.
- Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu.
- Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler).
- Bk. güzelduyu
Aesthetic. aesthetical. plastic. cosmetic. aesthetics.
Aesthetic. aesthetics. esthetic.
Aesthetics. aesthetic.
26 Mayıs 2012 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder